BULUNDUĞUMUZ SEHİR alevi insanının yoğun yaşadığı bölgelerden biri ludwigsburg.
95 yılında kurulan derneğimiz Türkiye'de ve Dünyada örgütlü bir güç olmaya çalşan alevilerin demokratların sesi soluğu olmaya çalışıyor.

Büyük bir emekle var edilen merkezimiz, kuruluşundan bu güne,geniş çapta alevi kitlesine hitap etmeyi amaçlıyor.
Yürüyüşünde yer yer eksikilikleri olsa da şu anda yaklaşık 460 - 500 üyesiyle bölgede ve Avrupada güçlü alevi Derneklerinden biri olma özelliğini de taşıyor.
Yeni yönetim olarak bu sayıyı 1000 lere ulaştırmak hedefıyle çalışmalarımıza insan merkezli devam ediyoruz.

Her şey insan için. İnsan yoksa hiç bir sey yok. Sadece üye olanlar değil üye olmayan alevi dostlarımıza salonumuzu imkanlarımızı açmak istiyoruz.
Burası bir çekim merkezi olmalı. Sanaatan eğitime her türlü bilgi birikimi gençlerimize insanımıza kadınlarımıza sunmmak amacındayız.
Hiçbir bölge ayrımı yapmadan, bundan sonra gençlerimize sahip olmak kültürümüzü geleceğe taşımak için herkesi bu bayrağın taşıyıcısı olmaya merkezimize üye olmaya, bizimle birlikte çalışmaya davet ediyoruz.

Ludwigsburg Alevi Kültür Merkezi Niçin Ve Ne Amaçla Kuruldu?

Kültür Merkezimizin kuruluş amacı, bu yaygın biçimde ortaya çıkan genel demokratik Alevi örgütleriyle aynıdır.
Ludwigsburg Alevi Kültür Merkezi, AABF'nin bir üyesi olarak, onun genel amaçlarını paylaşmaktadır.Aleviler tarihi, kıyımlar ve direnişler tarihidir ve bu durum bu gün bile devam etmektedir. Alevilerin en yoğun olarak yaşadıkları Türkiye'de, kısa süre önce herkesin bildiği katliamlara maruz kalmıştır. Cumhuriyet öncesi dönemde, uzun tarih boyunca Anadolu'da Alevi katliamı yapanların izleyicileri, şimdi kurmak istedikdikleri "şeriat" düzenine karşı önemli buldukları Alevi direnişini ezmek için sinsi ve sistemli çalışmalar yapmaktadır. Yasal hakları ve dayanışmayı kolaylaştıran kurumları bulunmayan Alevileri, sindirmek, ezmek ve inançlarından uzaklaştırarak kendi eğemen inançlarına göre dönüştürmek istiyorlar.

12 Eylül Askeri Cuntasıyla birlikde daha yoğunlaşarak artan bu yok etme hareketi, Alevi yerleşim merkezlerine zorunlu cami yapmaya ve pek çok köyünü dağıtmaya kadar vardı.
Kentlere doluşan Aleviler, kırsal yaşam ortamındaki geleneksel, sinik örgütlenmesini ve kurumlarını da yitirdi ve sunni şövenizminin bütün sinsi tasfiye ve asimilasyon planlarının kolay hedefi haline geldi. Bütün bu olumsuz koşullar içinde kendiliğinden ortaya çıkan Alevilerin demokratik kıpırtanmaları, Sivas ve Gazi Katliamlarında olduğu gibi vahşi bir, şiddetle karşılık buldu. Ancak Aleviler zülme karşı direniş geleğine sahip bir topluluktur ve bu duruma karşı nefsi-müdafaya dayalğ bir direniş ortaya çıktı ve gelişti. Bu direnişin doğal sonucu olarak Alevi örgütlenmesi hızla yayıldı. Avrupa'da da erken başladı ve gelişti. Şu anda Avrupa'daki bütün Aleviler yoğun biçimde örgütleniyorlar.
Ludwigsburg'da, hayli kalabalık sayıda Alevi yaşamaktadır. Onların yürekleri yanlızca Anadolu'daki Demokratik Alevi Direnişiyle atmıyor, aynı zamanda yaşadıkları bu kentte, kendilerini ifade etmek Aleviliğini birlikde yaşamak ve kültürlerini sürdürmek icin somut kurumlara ihtiyac duyuyorlar. Bu sadece ibadet yeri (CEM) veya sadece bir demokratik bir kurum (dernek) olamazdı, bir kültür merkezide olmalıydı. Ancak böyle bir kurum buradaki kalabalık kitlemizin gereksinimlerini asgari düzeyde karşılayabiliyor. Kültür Merkezimiz işte böyle bir gereksinimi karşılamak amacındadır.

Alevilik, yanlızca bir dinsel inanc değildir, aynı zamanda insancıl temele dayanan önemli bir kültür olayıdır da.
Alevilik Sunnilikte olduğu gibi, müziği, resmi ve diğer estetik insani yaratım ve yetenekleri horlayan, günah sayan bir inanc değildir; bunlarla en yoğun biçimde uğraşan, geliştiren, ve yaşatan bir kültür hareketidir de. Zikirlerinin pek çoğu doürudan sanat aracılığıyla yapılagelmektedir. Söz güzelliği, sazsız, şiirsiz ve deyişsiz Alevi ibadeti düşünülemez. Aleviler yanlıca ibadetlerindeki işlevlerden dolayı değil, özel olarak Anadolu'nun, binlerce yıllık yaşamında ortaya çıkan halkların bütün güzel kültürel yaratımı özümsemiş, kucaklamış, yaşamış ve savunmuştur. Alevilerdeki ayrımsız insan ve kültür severlilik, bünyesinde essiz bir kültürel zenginliğe yol açmıştır. Bu kültürü geliştirip tanıtmak, gençlerimize ve taliplerimize aslına uygun olarak öğrenmek, Kültür Merkezimizin başlıca görevlerinden biridir.
Türkiye'de Alevilerin eşit haklara ulaşmasş, inaç ve ibadetlerini ifade etme özgürlüğüne kavuşması, bütün demokrat yurtdaşlarımızın duyduğu bir demokrasi sorunudur. Biz Aleviler ne kadar üstün özelliklere ve insani niteliklere sahip olursa olsun Alevi inancına dayalı bir eğemenlik için uğraşmıyoruz, tam tersine dine ve mezhebe dayalı ayrıcalıklara ve dinsel kurallara göre yöneltilmeye karşı çıkıyoruz. Din, mezhep, dil, ırk, milliyet, renk, sınıf, cinsiyet ve bölge ayırım? gözetmeksizin herkesin tam hak eşiliğine ve özgürlüğe sahip olmasını istiyoruz. Kendi inanç ve düsüncelerimizi başkalarına kabul ettirme veya kendimiz için bir ayrıcalık yaratma amacı da taşımıyoruz, kimseninde bizden böyle bir şey istemesinide kabul
etmiyoruz.
Ülkemizin bütün inanç gurublarına saygılayız; özgürlüğü, demokratik bir Türkiye'de onlarla paylaşmak ve kardeşçe, karşılıklı saygı içinde yaşamak istiyoruz. Örgütlenmemizin temel sebebi özgürlüğümüzdür.

Biz, inançları bize ne kadar aykırı gelirse gelsin, dinsel politikaya alet olmayan dürüst ve temiz sunni yurtdaslanmızı dost biliriz. Ülkemizin insan haklarına saygılı demokratik ortamda kalkınması ve dünya insanlık ailesinin saygın bir üyesi haline gelmesi için, farklı inançtan bütün halkımızla ortak kader ve kaygıya sahip olduğumuzu biliyoruz. Kendi özgürlüğümüzün, ancak gerçek anlamda laik ve demokratik Türkiye'de mümküm olacağını da biliyoruz. Yurtdaşları birbirinin haklanna saygılı olmayan bir ülke hiç bir alanda ilerleme sağlayamaz ve kalkınamaz; bunu herkesin görmüş olması ve anlamış olması gerekir.
Bu yüzden bizler kendimizi, ülkemizin demokrasi mücadelesinin bir parçası sayıyoruz ve Kültür Merkezimiz bu amaca katkıda bulunan ve yararlanan farklı düşünce ve inançtaki doslarımızada açıktır.
Bununla birlikte, her kuruluşun temel olarak kendini adadığı ve özgün bir işlevi ve amacı vardır; Kültür Merkezimizin özel amacı ve işlevi de, Alevi haklarının kazanılması ve vicdan özgürlüğüdür. Bu mücadelenin asıl merkezi Türkiye'dir. Türkiye'deki Alevilerin ve Alevi kuruluşlarının mücadelesine katkıda bulunmayı ve bu mücadelenin başarılmasında üstümüze düşen bütün görevleri bilinçli ve etkili biçimde yerine getirmeyi esas alıyoruz.

Büyük bir amaç için ortaya çıktık ve yapacağımız çok şey vardır. Tüm Alevi canların ve demokrat doslarımızın bize omuz vermesini istiyoruz.